Çocuk Gelişimi Kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocuk Gelişimi Kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2012 Pazar

Bir Yaşındaki Çocuğunuz Büyürken


 

        "Bir Yaşındaki Çocuğunuz Büyürken" kitabı, bebişim 10 aylıkken bulduğuma çok sevindiğim bir kitap. Bulmama sebep olan Seyyaf'ın Annesi'ne de buradan teşekkürlerimi sunarım efendim:)

        Kitap, Amerika'nın en ünlü aile dergisi olduğu söylenen "Parents" dergisinin editörleri ve Teri Crawford Jones tarafından hazırlanmış. Kitapta dokuz bölüm var. Her bölümde ağırlıklı olarak bir yaşındaki çocuğun duygu, zeka ve kişilik gelişimi ve benlik duygusundan bahsediliyor. Bunun yanı sıra çocuğun gelişim aşamaları, konuşmaya başlaması ve buna teşvik edici faaliyetler, ebeveynle olan çatışmaları, gelişimine yardımcı olacak stratejiler, oyunlar anlatılmış. Ayrıca, "Ben Olmak Nasıl Bir Şey?" başlığı altında çocuğun ağzından kendi hislerinin anlatılması, çocuğun duygularına faklı bir boyuttan bakılmasını ve anlaşılmasını sağlıyor. "Söyleyin/Söylemeyin" başlıklı yerlerde çocuğun bir durumunda neler söylemenin doğru/çocuğun gelişimine katkı sağlayacak, kendine olan güvenini zedelemeyecek olduğu, neler söylemenin ise yanlış/çocuğun gelişimine zarar verecek olduğu yazılmış kısa ve pratik bilgiler bulunuyor. 
       Kitabın bir bölümünde bir yaşındaki çocuklardaki huy çeşitleri (uyumlu, geç uyum sağlayan, özel ilgi isteyen ve aktif çocuklar) konu edinilmiş ve bu huylardaki çocuklara nasıl davranılırsa yardımcı olunabileceği paylaşılmış. Başka bir bölümde çocuğun ağır hareket becerilerini, duyma-koku alma gibi duyularını geliştirmesi için yaptırılabilecek hem çocuk hem ebeveyn için çok eğlenceli faaliyetler önerilmiş. Diğer bir yerde, müzik yoluyla, fiziksel yolla, uzamsal yolla öğrenme gibi çocukların öğrenme tarzları anlatılmış. Kendi kendine oynamayı öğretme aşamaları verilmiş. Duygusal gelişim aşamaları, öfke nöbetleri(kısa değinilmiş bence, 4 sayfa, bu konu önemli çünkü), kıskançlık, korkuları ve bunlarla başa çıkma yöntemleri sıralanmış.
          
         Ben bu kitabı çok beğendim. Sanırım bu yıl boyunca -başka bir alternatif bulmazsam- başucu kitabım olacak. Çevirisi ve imla kurallarına uyumu da -benim gibi anlatım bozuklukları ve ayrı yazılması gereken "de" ve "ki" lere takık biri olarak- takdire şayan bence. Çevirmen ve yayınevini tebrik ediyorum. Velhasıl, serinin devamı "İki Yaşındaki Çocuğunuz Büyürken" adlı kitabı da almaya karar verdim.

           Kitaptan öğrendiklerim:)
  1. Evinizi güvenli şekilde düzenleyin.
  2. Sabırlı olun.
  3. Çocuğun ilgisi konuşma ve oyuncaklarına odaklanmışsa yürümesi gecikebilir. (Normal) (Tam tersi de olabilir.)
  4. Dünyayı keşfetmeyi onunla birlikte yapabilirseniz bu evreyi daha hoş ve rahat geçirebilirsiniz.
  5. Oyun oynarken onu yönlendirin sadece, sakın hükmetmeye kalkmayın.
  6. Sınır koymada (kural koyma) tereddüt etmeyin çünkü çocuğunuz sınırların ona sağlayacağı güvene ihtiyaç duyar.
  7. Günlük düzenli alışkanlıklar edinin/edindirin. Bu onun kendini güvende hissetmesini sağlar.
  8. Havaya sabun köpükleri üfleme gibi oyunlar oynanabilir.
  9. "Ba" hecesini üst üste tekrarlarsa "Baba dedin!"  diyerek onu kutlayın. Bu onun konuşmasına yardımcı olur.
  10. Tekerlemeler söyleyin, hem eğlenir hem de rahatlar.
  11. Çocuğunuz sizi kitap okurken görsün.
  12. Başka bir çocukla oynarken bu zamanı bir saatle sınırlandırın (1 yaş çocuk için). Fazlası onu rahatsız eder.
  13. Başka bir çocukla oynarken oyuncaklarını değiştirmeleri için ısrar etmeyin. Sadece birbirlerine zarar vermeleri olasılığına karşı tetikte olun.
  14. 13-15. aylarda uzuvlarını bilir ve sorulduğunda göstermekten zevk alır.
  15. Çok yakınındaki insanların dış görünüşlerindeki değişiklikler onu mutsuz edebilir. Bu yüzden değişiklik yapılırken seyretmesine izin verilebilir. (Beni makyajlı gördüğünde çok ağlamıştı o yüzden artık hep yanında yapıyorum:)
  16. Bedenindeki her şeyin önemli olduğuna inanır ve onlardan ayrılmak istemez (tırnak, saç, tuvaletleri gibi) (tuvalet eğitiminde de bu his çok önemli sanırım:).
  17. Duygularını tanımasını sağlayın.
  18. Şefkat gösterdiklerinde onları övün.
  19. Diğer çocuklarla karşılaştırmayın çocuğunuzu.
  20. Çocuğa doğal gelen ama size doğal gelmeyen bir şey yaptığında onu utandırmayın. Toplum içinde ve yalnızken nasıl davranılması gerektiğini sabırlı ve nazik bir şekilde açıklayarak öğretin.
  21. El ve parmak koordinasyonunu geliştirmek için değişik faaliyetler yaptırın; su doldurup boşaltma, yırtma, bir kaba nesneler koyma gibi. (kitapta var).
  22. 15 aylıkken boya kalemleriyle tanıştırılabilirsiniz.
  23. İç içe geçen kutular, kalın kalemler, kil, elbiselerini giydirip çıkartabileceeği büyük bebekler, toplar ve iple çekilen tren (denge) gibi oyuncaklar fizksel gelişimine katkı sağlar.
  24. Bu yaşında çocuk kendine göre bir neden-sonuç ilişkisi kurar ve sorun çözme becerileri geliştirir. Bunun için bazı şeyleri kendi kendine bulmasına izin verin.
  25. Taklit etmeye başlar.
  26. Çocuğa yüksek sesle düzenli olarak kitap okuyun.
  27. Üstüne su döktüğünde azarlamak yerine suyun neden döküldüğünü anlatın vs.
  28. Deneyler yapması için onu cesaretlendirin.
  29. 2 yaşına doğru renkleri (hepsini değil) anlamaya başlayabilir.
  30. Televizyon seyrettirmeyin. Çok seyrettirmek isterseniz en fazla yarım saat televizyon seyrettirin! (1 yaş çocuk)
  31. Duygularınızı ona açıklayın.
  32. Onu anladığınızı onun hislerini dile getirerek ifade edin.
          Daha yazmak istediğim çok şey vardı ama bu kadarı yetsin. Fazlası için kitabı almanızı tavsiye ederim; kesinlikle pişman olmazsınız. Yani kısaca bu kitabı alırsanız çocuğunuzu daha fazla anlamaya başlayacaksınız:)
         

    20 Ocak 2012 Cuma

    Waldorf Yöntemiyle Çocuğumu Büyütüyorum



             En son bitirdiğim kitap; Waldorf Yöntemiyle Çocuğumu Büyütüyorum - 0-7 Yaş Çocuk Eğitimi, Barbara J. Patterson ve Pamela Bradley, Kaknüs Yay., İstanbul, 2011, 159 sayfa.
    Kitap güzeldi, dili akıcı. Fakat illa da alınıp okunmalı diyebileceğim bir kitap değil Elizabeth Pantley'nin "Çocuğunuzla İşbirliği Yapın" kitabı gibi... Ayrıca Waldorf Yöntemi, Montessori Eğitimi'ne çok benziyor.
               Kitapta, düzenli olmaktan çok bahsedilmiş; 5 duyu yerine 12 duyu olduğu, oyuncak bebek yapımı ayrıntılarıyla anlatılmış.
                
                 Anne-babaların seminerlerde sordukları sorularına cevap verilmiş. Bir Dolap Kitap'ta çok tartışılan masallar konusunda, masalların hiç değiştirilmeden anlatılması gerektiğini savunuyor diye de belirtmek istedim. 

                  Kitapta Kafama Yatanlar:
    1. Çocuklar düzeni severlermiş o yüzden evde düzen şart. Çocuğun hangi gün ne yapılacağını bilmesi ona rahatlık verirmiş. Ama günlerin isimlerini aklında tutamazmış. O yüzden günlere "çamaşır günü, oyun günü, anneanneye gitme günü, kek yapma günü" gibi isimler verip buna uygun davranırsak çocukların kafası karışmaz ve kendilerini güvende hissederlermiş. Gün içindeki rutin işler de hakeza öyle; uyku öncesi aynı saatte banyo yaptırmak çocuğun uykusunun gelmesini sağlarmış mesela. Ayrıca yıl içinde değişen mevsimleri mevsimsel aktivitelerle (sonbaharda konserve yapmak, elma mevsiminde elma toplamak gibi) vurgulamak evdeki düzene mevsimsel bir düzen katarmış. Bayramlar vs. özel günleri kutlamak da çocuklara özel olayların düzenli olarak tekrarlandığı konusunda güven verirmiş. Her mevsim doğadan toplanan farklı materyallerle yapılan doğa masası çocuklara mevsim değişikliklerini öğretirmiş.
    2. Çocuklar gördüklerini ve duyduklarını taklit ederlermiş. Çocukların yanında düzgün konuşmalıymışız ki o da düzgün konuşmayı öğrensin; düzgün davranmalıymışız ki o da öyle davransın.
    3. Çocuğun "Hayır!" deyip inatlaşma döneminde (3-5 yaş) onunla inatlaşmamalı, yapılacak işi tekerlemelerle ve esprilerle onunla beraber yapmalıymışız.
    4. Çocuğun soru sorma döneminde (3-5 yaş) ona doğru ve onun anlayabileceği cevaplar vermeliymişiz. Mesela "Dışarısı neden karanlık?" diye sorduğunda dünyanın güneş etrafında döndüğünü söylemek yerine "Güneş şimdi uyuyor, uyandığında aydınlık olacak." denilebilirmiş.
    5. İşlerinizi çocuklarımızla beraber yapmalı, o işi yapması zorsa mekanımızı bizimle paylaşmasını sağlamalıymışız. Çocuğumuz yanımızda oynamayı daha çok severmiş çünkü.
    6. Oyun, sağlıklı bir çocuğun yaşam kaynağıdır. Basit bir bez bebek ve aslına uygun oyuncak hayvanlar bu iş için seçilebilirmiş.
    7. Çok fazla oyuncak çocuğu sıkabilir, onu doyumsuz yapabilirmiş. Bu yüzden oyuncakların hepsini vermek yerine birkaç tanesini vermek onlardan sıkılınca eskileri kaldırıp yenilerini vermek daha iyiymiş.
    8. Çocuğumuzun oynaması için mutfakta güvenli bir dolabı güvenli mutfak eşyalarıyla doldurabilirmişiz.
    9. Yürüme dönemindeki çocuk için doldurma ve boşaltma oyunları iyiymiş ve büyüme süreci ve metabolizmasının gelişmesiyle ilgiliymiş.
    10. Oyuncakları ayırmak ve gruplandırmak için kullanılan sepetler ve raflar odayı bir sonraki oyun için hazır hale getirirler, estetik görünürler ve çocuğun odayı toplu görmesini sağlarlarmış.
    11. Çocuğumuzun oyuncaklarını beraber toplamalıymışız ki çocuk bunun zor olmadığını anlasınmış.
    12. 4 temel element olan toprak, su, hava ve ateş (Cem Yılmaz'a göre tahta:) elementleriyle anne-baba gözetiminde oynamak çocukları doğal yaşama bağlarmış.
    13. Çocuklar televizyondan hayali oyunlar ortaya koyamaz sadece taklit edebilirlermiş. Onun yerine doğal eşyalarla hayalî oyunlar kurmalarını sağlayabilirmişiz.
    14. Oyuncak bebekler az detaylı olmalı mümkünse yüzü çizilmemeliymiş (yani yüz hatları gözler, burun vs olmayacak), çocuklar hayalindeki hisse göre bebeğin yüzünü hayalinde canlandırmalıymış.
    15. Çocuklara uyku arkadaşı gerekliymiş. (Blogçu Anne'nin çocuğunun güven oyuncağı Mumu'su gibi:)
    16. Çocukla beraber oynanmalı fakat çocuğun oyununa müdahale edilmemeliymiş. Müdahale edilirse kendine güvenini kazanamazmış.
    17. Denge duyusunu geliştirmek için denge tahtasında veya parmak uçlarında yürümek gibi oyunlar oynanmalıymış.
    18. "Paltonu asabilir misin?" sorusu  yerine sihirli kelime olan "Yapabilirsin"le her şeyi yaptırabilirmişiz çocuklara "Şimdi paltonu asabilirsin!" gibi. Çünkü "Yapabilir misin?" deyince "Hayır!" deme ihtimali ortaya çıkıyormuş.
    19. Arkadaşlarını ısıran bir çocuğa havuç vs. verip yanımıza oturtup "Havucu ısırıyoruz, arkadaşlarımızı değil!" diyebilirmişiz.  Aynı şekilde tükürüyorsa banyoya götürüp ancak banyoda tükürülebileceğini, banyoda istediği kadar tükürmesini söyleyebilirmişiz. Ayrıca şiddete meyilli çocuklara yaptırılabilecek en iyi şey bahçe işleriyle uğraştırmakmış. Bu ve benzeri hareketlerine karşı geliştirilen yöntemlere "İyileştirici eylemler" deniyor kitapta.
               Ne dersiniz? Montessori Eğitimi'ne benziyor değil mi?

    15 Ocak 2012 Pazar

    Çocuk Eğitimi El Kitabı

              Hamile kaldıktan sonra okuduğum ilk kitap eğitim kitabı Haluk Yavuzer'in yazmış olduğu Çocuk Eğitimi El Kitabı'ydı. Daha önce de çocuk gelişimi kitapları okumuştum ama ders geçmek amacıyla olduğundan bu kadar ilgilenmiyordum tabii. Kitabı çok beğendim. Kısa fakat öz yazılmış. 2yaş ile gençlik yaşlarına kadar olan geniş bir yaş dilimi ele alınmış.Yani her konu anlatılmamış sadece genel olarak bazı konulara değinilmiş. Anne babaları gruplandırmış(baskıcı, Yazarın kendisinin de ifade ettiği gibi, daha çok anne babaların sıklıkla yapıyor oldukları pedagojik hatalardan yola çıkılarak, uygulamadaki yanlışlar doğrularla beraber resimler eşliğinde verilmiş. Bu da kitabın zevkle okunmasını sağlamış. Mesela aşağıdaki resimlerde anne, TV seyretmeden önce pijamalarını giymeleri gerektiği konusunda anlaştıklarını çocuklara uzuuun uzun ve kızarak anlatıyor. Burada, Haluk Yavuzer annenin kısa cümle kurması gerektiğini yeri geldiğinde bir kelimenin çocuklarda uzun konuşmalardan çok daha fazla etkili olacağını söylüyor. Nitekim buradaki çocuk anneye kulağını tıkamış görüldüğü gibi.Allah bilir duymamak için bağırıyorlardır da:)
                    Elizabeth Pantley "Çocuğunuzla İşbirliği Yapın" kitabında bu olaya "ebeveyn sağırlığı" diyerek açıklık getiriyor yani çocuk artık ebeveynini duymaz, duysa da umursamaz anlamına geldiğini söylüyor. Zaten iki kitap birbirine oldukça benziyor. Elizabeth Pantley'in kitabı biraz daha kapsamlı. Onu da daha sonra yazmayı düşünüyorum.*

                        Buradaki resimde ise anne tek kelimeyle olayı hallediyor:)
                     Her bölüm başında, bir düşünürün çocuk eğitimiyle ilgili bir sözüne yer verilmiş. Konulara uygun vaka örnekleri dikkat çekici. Ayrıca bölüm sonlarında "Öneriler" başlığı altında bölümün bir özeti yer alıyor.
                        
                         Benim bu kitaptan öğrendiklerim:
    1. Sabırlı olun.
    2. Çocuğunuza ve kişiliğine saygı duyun. O da bir birey unutmayın.
    3. Çocuğunuzu aktif olarak dinleyin.
    4. Çocuğunuza duygularını ifade etmeyi öğretin.
    5. "Sen" mesajı yerine "ben" mesajı verin. Yani eleştiri ifadeleri kullanmak yerine kendi duygularınızdan bahsedin. 
    6. Olumlu düşünün, kendinizi sevin, mutlu olun ve mutlu olmayı öğretin.
    7. Çocuğunuzu sevdiğinizi belli edin, onu okşayın, öpün, ona onu çok sevdiğinizi söyleyin.
    8. Ceza yerine başka alternatifler bulun.(Mola yöntemi olabilir. Sinirlendiği zaman siniri yatışana kadar odasına göndermek gibi.
    9. Görmek istediğiniz davranışları sergileyin.
    10. Çocuğu takdir edin.
    11. Yaşına göre sorumluluklar verin. Kendine güvensin diye.
    12. Çocukların sorularına kısa fakat gerçek-doğru cevaplar verin.
    13. Çocukları yemek yemek için zorlamayın; asla bağırmayın ve dövmeyin yemek yemiyor diye ters teper.
    14. Uyku düzenine alıştırın, kendi yanınızda uyutmayın (Bu konuyu çok kısa geçmiş yazar, başka kitaplardan takviye alınmalı bence bu kadar kolay değil çünkü malesef:)
    15. Çocuğun yeteneklerini ön plana çıkarın. Sevdikleri şeyleri anlatmasına izin verin.  (Bu daha çok öğretmenler için söylenmiş ki öğretmenler derslerde başarı gösteremeyen çocuklara bu şekilde başarılı olma hissini tattırsınlar diye:)
    16. Mümkünse 3 yaşına kadar kreşe göndermeyin. (Bu da benim işime geliyor tabii çalışmadığım için pişmanlık duygusunu bastırmak için:)
    17. Sorunları çocuğunuzla beraber çözün.
              Kitapta yer alan iki sözle bitireyim:
                Çocuklar oyunla eğitilmelidir çünkü oyun çocuğun doğal bir etkinliğidir. 
      İbn-i Sina
      Çocuğuna gerçek servet bırakmak isteyen, ona iyi dinlemeyi öğretir.
      Publilus Syrus



      Elizabeth Pantley'nin kitabı daha önce Seyyaf'ın Annesi tarafından özetlenmişti ben de ondan görüp okumuştum zaten, unutmuşum. Sonradan sitesinde gezerken görünce hatırladım. Buradan ona tekrar teşekkür ediyorum:) Okumak isteyenler için: http://seyyafinannesi.wordpress.com/2011/06/02/cocugunuzla-isbirligi-yapabilme/

      11 Ocak 2012 Çarşamba

      MİNİK BEBEĞİME AFİYETLE

                Hatice Kübra Tongar'ın kendi bebeğine hazırladığı mamaları kaleme alarak yazdığı bu kitap, yemek yapmayı sevmeyen birisi olarak çok hoşuma gitti. İçerisinde 0-1 yaş arasına hitap eden 87 adet bebek maması tarifi var. Ama bence tarifi verilen yemekleri bebekler büyüyünce de yedirilebilir hatta büyükler bile yiyebilir. Yoğurt ve tarhana yapımına bile yer verilmiş. Benim için çok pratik olmasa da bana ilham veren ve bebeğime zevkle mama hazırlamamda etkisi olan bir kitap oldu. Ama galiba mamaları yapmaktan çok kitabı okumak hoşuma gitti ki habire okuyorum kitabı. Kitap, daha çok bebeğini hazır gıdalarla büyütmek istemeyenler için harika bir kitap olmuş bence. 
                    Kitapta, anne sütünün faydaları, ek gıdalara geçiş dönemi, bebek kahvaltıları, ara öğünleri, çorbaları, sebze püreleri, et yemekleri, içecekleri, tatlıları anlatılmış. Bir günlük örnek menüler verilmiş. Veeee organik annelik yapmak isteyenlere balkonda sebze yetiştirmek için hangi ayda hangi sebze nasıl bir saksıya ekilir, nasıl bakılır gibi bilgiler verilmiş.
                Her sayfasında "Çocuk önce sevgi ile beslenir." ibaresi yer alıyor. Daha sonra tarifin içindeki besinin faydalarından bahsediliyor ve tarif veriliyor. Ardından aşçı kıyafetleri giymiş iki küçük aşçının annelerine mesajları "Küçük aşçı diyor ki" başlığıyla yazılmış; "Anneciğim, bir yaşımdan önce bana hazırladığın tatlıları şeker yerine pekmezle tatlandırabilirsin." gibi. Sayfaların köşelerinde ise o tarifin bebeğe kaç aylıkken yedirilebileceği yazılmış. Yani kısaca sayfa yapısını da çok beğendim; rengarenk, kıpır kıpır, bilgilendirici ve şevklendirici. Başka mama tarifi kitabı var mı bilmiyorum ama bu kitabı tavsiye ederim:)

      20 Aralık 2011 Salı

      Anneliğe Yolculuk


                   O kadar blog açtık biraz faydamız dokunsun; belki tecrübelerimizden yararlananlar olur:) (Bu konuda Seyyaf'ın annesini örnek alıyorum. Link vermeyi henüz bilmiyorum, öğrendiğimde onu da yapacağım inşallah:)

                  Hamileliğimdeki başucu kitabım, Biyolog olan Fatma Avcı'nın "Hamilelik, Doğum ve Sonrası Anneliğe Yolculuk" kitabı. Hamilelik döneminde internetten uzak durmak gerektiği için aklıma takılan tüm sorulara bu kitapta cevap buldum. Kitap, hamileliğe hazırlık döneminden başlamış, hamile kalmadan folik asit takviyesinin gerekliliği gibi konulara yer verilmiş, hamilelik döneminde karşılaşılan sorunlar(burun kanaması gibi) ve çözüm yolları, nasıl beslenilmesi gerektiği, doğum hazırlıkları, hastane seçimi, doğum çeşitleri, doğum sonrasında karşılaşılabilecek rahatsızlıklar(psikolojik olabilir), anne sütünün önemi, bebeğin bakımı ve aşıları anlatılmış. Benim en çok ilgimi çeken bölüm ise bebeğin haftalık oluşum süreci ile ilgili bölümdü. Her gün, bebişimin neresi ne kadar olmuş; neresi yeni gelişmeye başlamış okurdum. Bebeğin anne karnındaki gelişiminde çok şaşırdığım noktaysa, bebeğin bağırsaklarının gelişiminin 12. haftaya kadar karnının dışında olmasıyla, kulaklarının önce çene hizasındayken sonradan göz hizasına gelmesiydi. 
                Daha güzel bir kaynak var mıydı bilmiyorum ama bu kitabı aldığıma hiç pişman olmadım. Bu kitabı okumak benim için göremediğim mucizenin gelişimini hafızamda canlandırmama vesile oldu yani:)